Herkese yeniden merhaba Ben Gri severler! Sezon finali mi, final mi olduğunu anlamadığımız 8. bölümün incelemesi ile karşınızdayım. Kızsam mı yoksa üzülsem mi bilemiyorum. Biz konuyu nasıl toplarlar derken en kısa bölümü izlettiler bize. Evet, cevap bulduk, bağlamışlar fakat yine de havada kalan durumlar var.. Bunları ikinci sezona saklamışlar diye düşünüyorum.

Selin ve Ceyda’nın gittiği partide Sefa’nın da olduğunu önceki bölümde görmüştük. Bu ne olduğu belirsiz ilginç partiye Selin nasıl gözü kapalı daldı, nasıl Ceyda’nın dediklerine koşulsuz güvendi anlamıyorum. Bu kadar ağır travmalar yaşayan Selin’i Hülya’nın aradığını bile görmedik bu bölüm. Hatta Hülya gözükmedi.. Öyle saldılar kızı..

Sefa, bizim hiç dikkat çekmeyen (!) peruklu kızlarımızı hemen radarına aldı. Selin hiç tanımadığı kocaman adamın peşinden yalnız kalabilecekleri bir yere korkusuzca gidebildi. Ceyda’nın Fuat’ın parti alanına gelmesini beklerken sinir krizi geçirmiş olabilirim. Amaç, Fuat’ın Sefa’yı da öldürmesiydi. Onu anladık fakat ya Selin zarar görseydi? Aynı şeyi kıza neden tekrardan yaşattırmaya çalıştınız?

Fuat, düz mantıkla yaşayıp sorgulamadığı eylemlerinin cezasını bir cinayetle daha ödüyor. Zaten böyle olacağı belliydi fakat keşke bu şekilde bedeller ödemek yerine hapse attırsaydı. Böyle insanlar için ölüm bir kaçış..

Bu ve bunun gibi sapıklar dizide ölüyor. En sevmediğim nokta da bu ya, ifşaları çıksa, tüm ülkeye rezil olsalar ve hapislerde çürüseler olmaz mıydı? Gülen surat maşaları da bu pisliklerin ortaya çıkışı için tutulmuş insanlar olsaydı? Bu kadar kan görmek yerine adaletin yerini bulduğunu görseydik mesela..

Başka bir saçmalık ise, Bülent ve ekibinin Fuat’ın seri katil olduğuna inanıp öldürdüğü kişilerin ortak noktasına bakmamış olmaları. Gülen suratlardan bu kadar habersiz olmaları içlerinde köstebek olduğundan. Fakat bir yolu olmalıydı. Verilen görevlerden sıkılan ve hayatı kararan herhangi bir maşa, kendi hayatı pahasına polise gelen mesajları,görevleri bildirseydi..

Bu kadar “kim bu gülen suratlar’ dememiz karşılık buldu, her şeyi yapan Gizem’in sevgilisi çıktı… Selin’e okulda soru soran ve aynı yerde piyano dersi aldığı, Selin’in ise “eziğin teki işte” dediği çocuk, bütün oyunu kuran ve herkesin hayatını mahveden kişi çıktı. Hikayede çok fazla boşluk var insan gerçekten bu kadar derin planlara gerek var mıydı demeden geçemiyor.

Daha önceki analizlerde dediğim gibi bilgisayar ve ekran dolu acayip bir odadan dizi izlermiş gibi insanları izliyor bu arkadaşımız. Neden yapıyor, amacı sadece Gizem’in intikamı mıydı, geçmişte neler yaşadı da böyle bir psikopata evrildi sorularının cevapları sanırım ikinci sezona kaldı şimdilik. Bana kalırsa bölümlerin içini Fuat’ın koşması, Ceyda’nın Selin’i bir yerlere sürüklemesi ile doldurmak yerine bu cevapları vermeye harcamanız gerekirdi. Yine de Türk dizileri ortalamasının çok çok üzerinde bir iş izlettiniz emeği geçenlerin eline sağlık. Her hafta analizlerimizi okuyan sizler de hep sevgiyle kalın. Yeni analizlerde görüşelim!

Yorum yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir