
Hayatta bazı gerçekler vardır maskelerle örtülen. Ama hayat her zaman dürüstlüğü sever ve elbet gerçek neyse verir bize. Duy Beni, olmak istedikleri gibi değil, olması gerektiğini düşündükleri hayatı yaşayan gençlerin hikayesi.

Hayatta istediklerimiz için çoğu zaman bedel öderiz. Leyla, bedel ödeyenlerden değil kurban olanlardan. İki bacağı, hayallerini başkalarının yaşaması için hissizleşti. Leyla’nın geçirdiği kazayı ört bas edip arkadaşlarına burs ile sus payı veren Gerçek Koleji, acımasızlığın ve zorbalığın kelime anlamı.

Bazen, griler yoktur. Keskin çizgiler vardır . Ve genellikle taraflar bellidir. İyiler ve kötüler. Ayşe, Ekim ve Bekir iyi kalanlardan. Gerçek Kolejinin yeni kurbanları. Ayşe geleceğini kurtarmak isterken Bekir ortam yapmak, Ekim ise tek bir şey istiyor oda Leyla’nın intikamı.

Melisa ve ekibi. Melisa varsa diğerlerinin pek bir önemi de yok zaten. Şımarık, zorba, kendinden başka kimseyi düşünmeyen, kötülüğün kelime anlamı. Güç, belki herkesle savaşabilir fakat vicdan bu savaşı bitirir. Kimin vicdanı büyükse savaşmaya gerek duymaz çünkü hep kazanan odur. Kaybetmiş görünse bile.

Eğitimci değil adeta bir şeytan. Gösteriş ve itibar için ruhunu satanlardan. Okul müdürü Fikret, bu okulda seçimlerin her zaman hayati olduğunu söylüyor. Bakalım yapılan seçimler ne kadar hayati olacak.. Peki bu seçimler kaç hayatı nasıl etkileyecek?

Murat Daltaban, yine sahalarda. Rıza, narsist biri gibi gözüküyor. Oldukça şiddet eğilimli fakat bir o kadar da sakin. Belki de oğlu Kanat’ın bu zalimliği buradan geliyor. Ailemizi seçemeyiz fakat seçme şansımız olsaydı böyle bir aileyi asla seçmezdik. Güç ve para için bile..

Okulun rehberlik öğretmeni Bahar, bu acımasız sisteme boyun eğmiş gibi gözükse de, acımasız biri değil. Okula yeni gelen edebiyat öğretmeni idealist Selim, Baharın belki de tümden değişimi demek..

Selim, okula yeni gelen idealist, hazırcevap ve zeki edebiyat öğretmeni. Dizideki favori karakterim oldu bile. İlk dersinde sorduğu soru “Düşman ayağa bakar da dost neden bakmaz”? öğrencisi Ekim için bir istisna oldu. Çünkü bu okulda dost yok, düşman yok. Sadece ayakta kalmak var. Selim, okuldaki zorbalık düzenini kökten değiştiren kişi olacak.

Kanat, içinde korumacı dışında zorba bir çocuk. Okulda bir canavar, evde evlat ve abi. Korkunç bir babaya rağmen. Çünkü Gerçek Kolejinde iyi olmaya vakit yok. İyi olursan yenilirsin. Fakat Kanat’ın bilmediği bir şey var. İyilik, ayakta kalmaktan çok daha büyük bir şey kazandırabilir. Aşk.

Bir tarafta Kanat’a tanımadan aşık olan Leyla, bir tarafta Kanat’ı takıntı haline getirmiş Melisa, bir tarafta da gözünü Kanat’ın üstünden alamayan Ekim. Ve işte beklenen son.. Ekim’i gördüğü an etkilenen ve onunla dans eden Kanat. Bu mücadele, Ekim için hem hak arama, hem ayakta kalma hem de aşk mücadelesi olacak.

“Dostunuzun gitmek isteyip de gidemediği tüm yolları gitmek istersiniz.” Dostluk neydi? Dostluk fedakarlıktı, emekti. Ancak bizi gerçek dostu olarak görenler içindi bu. Ekim, Leyla’nın dostu. Peki ya Leyla? Ekim, herkes için savaşıp ayakta kalabilecek mi? Oyunu kendi bildiği gibi adil mi oynayacak yoksa onların konuştuğu dilden mi konuşacak? Bazen adalet, aramak istemediğimiz yollarla gelir. Umarım bir gün herkesin sesi duyulur.
Sevginin her şeyin başlangıcı olduğunu unutmadan başlamalıdır tüm hikayeler. Ve gönül gözüyle görülmelidir tüm insanlar. Çünkü dünya, ne siyah ne de gri olmayı hak eder..

Yorum yok