
Herkese merhaba Frizbi Tv sakinleri! Biliyorsunuz çok duyulmayan ve duyulması gereken dizileri önermeyi, yazmayı seviyorum. Başrollerinde Merve Nur Bengi, Tardu Flordun ve Cavit Çetin Güner’in yer aldığı “Ben Bu Boşluğu Nasıl” da onlardan birisi. Senaristliğini ve ortak yapımcılığını Merve Göntem’in üstlendiği, yönetmen koltuğunda ise Orkun Göntem’in oturduğu dizi , şimdilik 3 adet bölümü ile Blu Tv’de yayında. Derin, genç bir yazardır ve babasını kaybettiği gün, yeni tanıştığı bir adam onun yanında olur. Derin’in babası aslında hiç gitmemiş, kızı ile konuşmaya devam etmektedir..

İçinde gerçek bir kalbi olan her canlının görmeyince nefes alamadığı birileri mutlaka vardır. Bazen onsuz nefes alamadığını bilmez, bazen de bildiği halde susar insan. Derin de öyle. Babası gittiğinde, içinde bir boşluk olduğunu ve olmaya devam edeceğini anladı. Bilgisayarını açtı ve şu kelimeleri yazdı: “Ben Bu Boşluğu Nasıl”..

Derin’in aynı yerden tahtası eksik babası Murat’ı Tardu Flordun canlandırıyor. Dizinin adında da olan tamamlanmamış cümlenin yüklemi,kendisinde bitiyor. Ve anlaşılan Derin gibi biz de yaşayıp göreceğiz. Zaten bazı cümlelerin sonunu hayat tamamlamıyor mu?

Derin, babasının öldüğü gün tanıştığı Mete sayesinde kendinin başka bir yüzü ile karşılaşıyor. İçindeki boşluk onu düzen içeren her türlü eylemden uzaklaştırmış da olsa, hayat bu. Ne olacağı ne zaman belli olmuş? Bakalım Mete, boşluk doldurmada başarılı mı, yoksa boşlukları alıp bir kara delik yapmak mı hayattaki amacı?

Zaten Mete, kızı için de bir kara delik açmış bulunuyor. Bazen büyümüş de küçülmüş olmanın en önemli sebebi, kendi kendimize büyümeye çalışmamızdır. Mira, kendi kendine büyümekle kalmamış, babasını kadınlardan iyi okuyacak kadar da akıllı olmuş! 🙂

İnsana, insanca duyguları katan da ailedir, insanca duyguları koparıp atan da.. Derin, bu duyguları kendisi koparmayı seçmiş gibi gözüküyor. Bir telefon ile bir sarılmanın arka arkaya gelmesi mümkün iken, ağaç dalını koparır gibi koparamayız kalbimizi. Çünkü ne kalbimiz bir ağaç, ne de ömrümüz bir ağaç kadar uzun.. Hayat eğer bir tiyatro ise, son perde kapanmadan kalp kurumaz.. Ve bazı boşluklar, birbirimizi sevmeden kapanmaz..
Kalbin yüzde bilmem kaçı su, bilmem kaçı damarlardan gelen kan, bilmem kaçı da.. Falan filan! Kalbin her zerresi aileye aittir. Gerisi ise aileden kalp boşluğu olanların doldurmaya çalıştığı alan.. Derin, bu boşluğu tamamlama yolculuğuna davet etmiş bizi.. Ve o son kelimeyi bulma macerasına.. Yaz bakalım Derin.. Önce sevgi..

Yorum yok