Yekta’nın bile yalnızca kötülüğe çalışan aklının sınandığı bu bölüm, Ilgaz’la beraber hepimize büyük bir ters köşe yaptı. En zor anlarında bile her zaman adaletin tarafında olan bir savcının böyle büyük bir şeyle suçlanması gerçekten çok saçma. Arkadaşını doğru düzgün uğurlayamadan tutuklama talebiyle karşı karşıya kaldı. Bu iş elbette çözülecek ama Ömer gibi büyük bir canavarın doğuşunun da başlangıcı olacak.

Ilgaz’ın parmaklıklar ardında olması herkesi çok etkiledi. Çünkü Ceylin başta olmak üzere,dizideki herkesle beraber bizler bile, onun her olayı hukuka uygun bir şekilde çözeceğine çok alışmışız. Maalesef şimdi Ilgaz büyük bir suçlamanın tam göbeğinde…

Geçen bölümlerden Ömer’in tehlikeli biri olduğu konusunda hepimiz hemfikirdik ancak böyle ince ince işlenmiş bir kumpas düzenleyebileceğini tahmin edemedik. Tüm bunların yanında tutarsızlıklar da var. Ilgaz tarihi eser kaçakçılığı yapmış olsa bile, eseri alıp evinin tam ortasına koyması pek de mantıklı değil gibi. Tabii davayı yürüten savcı Ilgaz değil, gidişat nasıl ilerleyecek hepimiz izleyip göreceğiz.

Eyüp mevzusu da geç de olsa anlaşıldı artık. İzleyenler gibi Çınar’ın kötü arkadaş seçimine dayanamayan bir Tuğçe var neyse ki. Bir şeyler fark edildi ancak şu an her şey Ömer’in kontrolünde olduğu için deliller de bir bir azalıyor. Bizler Ceylin’i ve Eren’i çaresiz görmeye alıştık ama Yekta’yı böyle korkarken görmek her zaman nasip olmaz diye düşünüyorum. Ne demişler deli deliyi görünce değneğini saklarmış. Yekta’nın bu halleri gerçekten komik ama bir o kadar da korkutucu. Çünkü bu demektir ki işler ciddi anlamda karışacak. Eğer Ceylin’in avukatlığı zarar görür ve Ömer de amacına ulaşırsa, herkes Yekta’dan hallice olabilir…

Tüm bunların yanında bir de işleri yokuşa süren soruşturma savcısı var. Tuhaf bir şekilde aksi ihtimalleri düşünmeden Ilgaz’ı suçluyor. Deliller düşünülürse bu anlaşılabilir bir durum ancak yine de meslektaşına karşı bu kadar katı olmalı mıydı, tartışılır. Çünkü fikirleriyle hem Turgut Ali’yi hem de hâkimin kararını etkilediğini düşünüyorum. Maalesef biz Yargı izleyicileri olarak Ilgaz’ın kıvrak zekâsına ve adalet duygusuna fazla alışmışız, şimdi zorlanıyoruz.

Bu hafta en güzel sahnelerden biri de Eren ve Derya’nın konuşmaları oldu bence. Derya’nın biraz daha iyi olduğunu görmek mutlu etti açıkçası. Bu sahnede de Eren’in anlattıkları onlar gibi bizi de duygulandırdı. Eren anlattıkça fark ettim ki bu gözler Pars savcıyı çok arayacak.

Pek iç açıcı bir bölüm olmadı ancak umarım Ilgaz’ın da dediği gibi bu, onlar için son sınav olur. Her şeye rağmen birbirlerine olan inançları çok güzel. Onları Ceylin ve Ilgaz yapan da bu değil mi zaten? Ilgaz savcının tekrardan gerçek suçluların peşinde olduğu bölümler yakındır umarım. Bekleyip göreceğiz. Öyleyse haftaya görüşmek üzere…


Yorum yok