
Herkese tekrardan selamlar Frizbi Tv sakinleri. Size yepyeni yabancı bir dizi yorumu ile döndüm. Şu günlerde en sık konuşulan Netflix dizisi “Baby Reindeer” trendleri yıktı geçti. Ben de hemen merak edip izledim ve koşa koşa görüşlerimi yazmaya geldim.
Dizide başrolde olan Richard Gadd’ın başından geçen bu gerçek olay önce bir tiyatro oyunu olarak sahnelenmiş. Daha sonra dizi olarak Netflix’in kütüphanesinde yerini almış. Oyuncu kadrosunda Jessica Gunning, Nava Mau ve Tom Goodman-Hill yer alıyor. Öncelikle Oscar hak eden oyunculuklar izlediğimizi söyleyebilirim. Her karakter ve oyuncu ayrı ayrı harikalar yaratmış. Gerçek hikâye olmasının yanı sıra oyunculuklar ve kurgu şahane olunca sarsıyor sizi.

Dizide komedyen olmaya çalışan ve barmenlik yapan Donny’nin hikâyesini izliyoruz. Donny, içine kapanık, özgüven sorunu yaşayan ancak tüm bu güvensizliğine rağmen insanları güldürmek isteyen biri. Çalıştığı bara bir gün bir kadın geliyor ve Donny, onun haline üzülüp ona bir içecek ısmarlıyor. İşte asıl hikâye tam da burada başlıyor. Esrarengiz kadın, tam bu noktadan sonra Donny’i takıntı haline getiriyor. Ama nasıl bir takıntı! Taciz ve sapkınlık boyutunda olan bu takıntılı kadın Donny’nin hayatını yavaş yavaş mahvediyor.

Esrarengiz kadın Martha, ilk görüşte çok sevimli ve tatlı bir imaj çizmeye çalışıyor. Öyle ki kahkahası mekanda olanların da dikkatini çekiyor. Donny, ilk başta böyle bir profilden zarar gelmeyeceğini düşünse de işler gittikçe ciddi bir hal almaya başlıyor.
Martha, Donny’nin her hareketini izlemeye başlıyor ve ona her gün yüzlerce mail atıyor. Donny, ilk başta bu mesajları ciddiye almasa da daha sonra gördüğü bu ilgi ne yazık ki hoşuna da gitmeye başlıyor. Donny, olağandışı duygular yaşıyor ve tacizcisine karşı empati yapıyor. Tabii bu noktada Donny’nin geçmişte neler yaşadığını ve neden kendi sapığına karşı empati besleyebildiğini kısmen de olsa anlayabiliyoruz. Burada işin korkunç olan tarafı da Martha’nın çok zeki bir kadın olması ve Donny’nin her hareketini önceden kestirmesi. Aynı zamanda kendisine karşı empati ve acıma duygusu beslediğini de farkında. İçinde çok değişik duygular olduğundan Donny’e karşı umut etmeyi bırakmıyor. İkisi köşe kapmaca oynadıkları bir maceranın içine düşüyorlar.

Şimdi biraz Donny’nin geçmişine gidelim. Donny, geçmişte gittiği bir komedi festivali’nde bir adamla tanışır. Adam onu çok başarılı bir komedyen olacağına inandırır. Yazar olduğu için ve sektörde tanınan, çevresi olan biri olduğu için Donny’nin aklına da çok çabuk girer. İkilinin bu arkadaşlığı ne yazık ki Donny’nin madde kullanımına alıştırılıp istismar edilmesi ile sonuçlanır. Donny, benliğini, duygularını, yaşama amacını kaybeder.
Dizinin bu sahneleri gerçekten çok rahatsız ediciydi. Çok da bahsetmek istemiyorum. Diziye dair eleştirmek istediğim bir nokta kesinlikle bu. Diğer yandan Donny’nin geçmişine bu kadar hakim iken neden Martha’nın neler yaşadığını bilmiyoruz mesela?
Donny ne yazık ki başından geçen bu travmatik zamanları atlatamadan Martha’nın saplantısı haline geliyor. Gerçekten korkunç bir hayatı var ve ona yardım eden kimse yok. Dizide bu da ilginç bulduğum detaylardan oldu.

Donny, yaşadıklarının etkisi ile bir kimlik bölünmesi de yaşıyor aynı zamanda. Cinsel tercihleri de bu yönde değişiklik gösteriyor. Teri adında trans bir kadın ile tanışıp aşk yaşamaya başlıyorlar. Teri, cinselliğe çok önem veriyor ancak Donny’nin geçmişteki travmaları bunun önüne geçiyor. Gel zaman git zaman bu ikili bir şekilde anlaşmaya çalışıyor.
Buradaki saçmalık ise Teri’nin Donny’nin ne hissettiğini asla anlamaması, tavırlarının nedenini sormaması ve Martha meselesinde haklı olmasına rağmen dinlenmemesi. Teri’nin uyarılarına rağmen Donny’nin onu asla dinlemiyor olması da çileden çıkarıcı bir detay kesinlikle.
Martha’nın Teri olayından sonra gitgide tehlikeli bir hale dönüşmesi ve içindeki şiddet meyilini göstermesi çok korkunçtu. Açıkcası Donny’nin üst düzey empati duygusu bunu bile bastırdı. Ve şikayet etmekte çok ama çok geç kaldı.

Gerçek hayatta ne oldu bilmiyorum ancak ben bu ikilinin ilişkisini gayet sağlıklı bulmuştum. Keşke devam etseydi. Teri’nin terapist kimliğini hiç kullanmamışlar. Gerçi Martha’nın Teri’nin önünde oturup içini dökmesini bekleyemezdik.. Donny’e iyi gelmiştin Teri..

Dizide güzellikler de yok değil, Donny belli bir müddet sonra tüm emellerine ulaşıp başarılı bir komedyen oluyor. Youtube da hikâyesinin milyonlarca tıklanması, gösterilerinin tıka basa dolmuş olması da ayrıca mutlu etti. Bölüm sonu canavarı Martha, her şeyin içine etmeden önce tabii..
Martha’nın Donny’nin hayatından uzaklaştığı ve artık onun etrafında dolanmadığı, takip etmediği ve evinin önündeki otobüs durağında beklemediği her an güzeldi gerçekten. İşin daha korkunç kısmı Donny’nin Martha’nın yokluğundan etkilenip kendini onu araştırmaya adamasıydı. Kendini odalara kapatıp Martha ile ilgili her detayı duvarlara asması kanımı dondurdu.Bu tip vakalar nasıl oluyor bilmiyorum ama sanki hep o kişiyi unutup silmek istermişiz gibi geliyor..

Martha’nın çok değişik bir hayatı var bir çöp evde yaşıyor ve kimsesi yok gibi gözüküyor. Bir diploması var ama gerçek mi belli değil. Avukat gibi gözüküyor ama değil gibi de.. Kafamıza o kadar çok soru işareti çalındı ki. Yorum yapmak gerçekten çok güç. Onun geçmişini de izlemek isterdim, bunları yaşamış da bu hale gelmiş demek isterdim.
Diğer yandan Donny’nin istismarcısının ağır bir ceza alıp hapislerde süründüğünü görmek de isterdim. Donny’nin terapiye gittiğini ve iyileşme belirtileri gösterdiğini de izlesek fena olmazdı.
Dizi gerçekten akıcı, sürükleyici ve merak ettiren bir kurguya sahip. Beğendim diyebilirim ancak çok sarsıldım diyemem. Neden derseniz Donny dışındaki karakterlerin de neden bu hale geldiğini görmek isterdim.
Size sonunu anlatmayacağım. İzleyin isterim. İzleyenlerle yorumlarda lütfen buluşalım. Okuyan ve okuyacak herkese teşekkürü borç bilirim. Yepyeni dizi yorumlarında buluşmak üzere! 🙂

Yorum yok