Netflix’in yayına girer girmez trendlere giriş yapan film serisi Mezarlık’ı hemen mercek altına aldım. Başlığa “Mezarlık” adını vermedim çünkü seride anlatılmak istenen aslında gerçek bir mezarlık değil. Emniyetteki Özel Suçlar Birimi’nin arşivinin adı Mezarlık. Evet malesef seri kadın cinayetlerini anlatıyor fakat aslında gerçek mezarlık ardında kalanlar oluyor.. İşte Özel Suçlar Arşivi de böyle bir yer. Ardında kalanların tüm isimleri ezber ettiği, dosyaların tozlarını sildiği..

Önem başkomiser bu birimin başındaki isim. Zeki, kararlı, titiz ve çok güçlü bir kadın. Davaları çoğunlukla bürokratik engellere takılsa da, o bu engelleri müthiş ekibiyle aşmak için canını dişine takıyor. Serinin her bölümünde bambaşka bir cinayet bambaşka bir gizem söz konusu.

Feriha, Önem’in sağ kolu. Adli Tıp uzmanı. Pes etmiyor, korkmuyor, tüm soğukkanlılığı ile davaların başında. Önüne sayısız kadavra geliyor belki ama hiç biri onun için bir kadavra değil. Hepsi bir hikayenin kahramanı.. Kendi hikayesinde olduğu gibi.

Önem’in bir kızı var Sude. Annesine zaman zaman kızsa da aslında onun iyiliğini düşündüğünün farkında. Önem eşini bir kazada kaybetmiş ve kızına hem anne hem baba olmuş. Bu nedenle kızına karşı kontrolcü. Dışarıdan sert gözükse de aslında çok yaralı.

Dizide Önem dışında en çok sevdiğim karakter Sophia. Berna Öztürk öyle bir giymiş ki onu, sevmemek elde değil. Sophia bilişim uzmanı. Her türlü hackleme, bilgisayar, telefon açma ne varsa onda. Özel Suçlar’ın bel kemiği. Masaya yumruğunu koyan cinsten güçlü ve çok zeki bir kadın. Sophia’nın elinden hiç bir vaka kurtulmaz.

Serdar komiser. Babası tarafından sevilmediğini düşünen yaralı bir adam. Babası Haluk’un yüksek mertebe bir yönetici olmasından dolayı torpilli olduğunu düşünse de öyle değil. Serdar çok gözü kara, dava uğruna her türlü illegal yola girebilecek biri. Güvene ve sevgiye olan ihtiyacını Özel Suçlar Birimi’nin üyeleri sayesinde dolduruyor. Çünkü bu birim sadece bir birim değil aynı zamanda bir aile de oluyor.

Hasan. Özel Suçlar’ın en kıdemli üyesi. Tozlu rafların ezbercisi, mezarlığın bekçisi. Nerden bilebilirdi ki kızının da o mezarlığın bir parçası olacağını? Bir kaç yıl önce kızını kaybetmesinden dolayı meslekten çekilmek istese de Özel Suçlar ailesinde önemli bir yeri var. Kızının katili bulunamamış. Ekibin belki de en zekisi Berk, Hasan’ın davasını çözmekte kararlı. Berk, zamanında babasını öldürülmesine şahit olmuş bir olay yeri inceleme uzmanı. Yanlış hatırlamıyorsam asperger sendromu var. Bu nedenle hafızası fazla (!) kuvvetli. Ve en önemlisi Hasan’da bir “baba” buldu ve peşini bırakmaya niyetli değil.

Ekip demek birbiriyle ilişkili, ortak nokta bulmuş insanların bir araya gelmesinden ziyade zaman içinde aile olmaları demek. En azından Özel Suçlar Birimi, başlarda birbirlerini sevmeseler de birbirlerini yaralarından tanıdılar. Sophia’nın hikayesini tam olarak bilmesek de ekibinin geri kalan hepsi bir kayıp yaşamış hayatında. Ve o kayıplar bağlamış onları mesleklerine. Tam da bu yüzden onlar için bir cinayet, bir yaşamın sönmesi değil yeni bir yaranın açılması da demek. Yaraları kapatmanın yolu her zaman yara bandı değildir. Bazen kanayacak yeri kalmaması pahasına açılmasına izin vermektir. Çünkü eğer kanayacak yeri kalmamışsa, kapanmaktan başka çaresi yoktur.

Öldürmenin bir bahanesi olmadığı gibi, kadın cinayetlerinin de bahanesi yoktur. Bir toplumda kadınlar öldürülüyorsa, toplum da ölmüş demektir. Ve eğer biz susarsak, bir daha konuşamayabiliriz. Çünkü sıra hepimize gelebilir. Durdurmak elimizde, güç her zaman bizimle. Yeter ki onu kullanmasını bilelim. Hiç bir cinayet de kusursuz değildir yalnızca nereden bakıldığı önemlidir. Ve herkes kendi hikayesinin başrolüdür…

Yorum yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir