Onu Siyah Beyaz Aşk dizisinde Jülide karakteri ile tanıdık. Şimdilerde gönlümüzde taht kuran Veliaht dizisinin deli dolu Nesrin’i olarak karşımızda. Kendisi ile biraz Veliaht, biraz oyunculuk biraz da kendisi hakkında konuşuyoruz.

Frizbi  TV’nin Tam İsabet Sorular köşesine hoşgeldiniz Selin Hanım. Nasılsınız öncelikle? Nasıl gidiyor hayat şu sıralar sizin için?

Selamlar efendiiim. Hoş buldum. Gayet iyiyim çok teşekkür ederim. Keyfim yerinde! 🙂

Sizi daha önce izlememiş, tanımamış olanlar için bize oyunculuk kariyerinizden biraz bahseder misiniz nasıl başladı bu yolculuk?

Başka bir bölüm okumak için üniversiteye gittiğimde mesleğimin tüm hayatımı, kimliğimi oluşturacağı bir anda kafama dank etti. Okulu bırakmaya karar verdim. Biri istedi diye değil kendi rızamla araştırmaktan, devamlı öğrenmekten sıkılmayacağım yatkınlığım da olan alanları düşündüm. Hepsini barındıran bölüm tiyatroydu. Gerçekten istediğim şey oyunculuk mu, ben bu mesleği yapabilir miyim anlamak için de eğitim sürecine ihtiyacım vardı. Yetenek sınavlarına hazırlanmaya başladım. Konservatuvara kabul edildim. Çok da sevdim mesleğimi. Duygusal bir karar değildi yani oyunculuğu seçmem. Tanıdıkça sevdim.

Biz ekip olarak sizi ilk kez Siyah Beyaz Aşk dizisinin Jülide’si olarak izlemiştik. Siyah Beyaz Aşk, döneminin fenomen işlerinden biri olmuştu. Jülide de oldukça kötü ve acımasız bir kadındı. O dönem çok konuşulmuştu. Nasıl tanıştınız Jülide ile? Neydi motivasyonu, neden kötüydü bu kadar?
 

Jülide benim için özel bir karakter çünkü o rolü alma sürecim bana meslekte çok önemli bir şeyi öğretti. Okulda mezuniyet oyununa hazırlanırken, Mine hanım (güler) bana bir rol teklif etmişti fakat provaları bırakmak istemediğimden üzülerek hayır demiştim. Mezun olup İstanbul’a geldiğimde Mine hanım bu defa “Jülide” karakteri için aradı, aklında kalmamın sebeplerinden birinin ekibimi yarı yolda bırakmamam olduğunu söylemişti. Gerektiğinde hayır diyebilmenin önemini hatırlatır bu bana hep. Sert ama mizahı da olan bir karakterdi. Erken yaşta çok yük almış bir kız. İnsanlar tarafından da hep küçümsenmiş. Gözü de kara olunca ortalığı yaktı geçti. Ben mutsuzsam herkes mutsuz olacak mottosuyla. Sağı solu da hiç belli olmazdı o yönünü çok seviyordum.

Bize şimdi ekranlarda izlediğimiz ve çok sevdiğimiz Veliaht’ın Nesrin’i olmayı biraz anlatır mısınız? Nesrin, Karslı konağındaki tüm kaoslara rağmen çok hayat dolu. Nesrin’in motivasyonu ne? Nasıl böyle neşeli kalabiliyor?

Nesrin inançlı bir kadın. İnandığı şeylere de kökten bağlı. Küçük şeylerle mutlu olmasını biliyor. Çevresinde akan dünya ne kadar kaotik olursa olsun o aşağıdaki küçük odasına gittiğinde orayı kendi dünyası yapıyor. Sabri’den oluşuyor aslında tüm ailesi. Kim olduğunu bilen bir kadın olduğu için neşeli bence. İçi rahat.

Nesrin çok acı bir şekilde eşini kaybetti ve çok konuşuldu. Biz de çok üzüldük. Sizin performansınız çok konuşuldu. Sizinle birlikte biz de çok üzüldük. Peki ne olacak şimdi? Ne yapacak Nesrin? Spoiler vermeden bir iki cümle alsak?

Çok teşekkür ederim. Ben de Nesrinle üzülüyorum günlerdir. Bundan sonra neler olacak inanın hiç bilmiyorum. Kadının inanç sistemi yıkıldı ama. Kimsesi de kalmadı. Aşağıdaki küçük odada bir dünyası yok artık. Yukarının kaosuna da iyice bulaştı. Bundan sonra nasıl bir dönüşüm geçirecek ben de merakla bekliyorum. Bir de bizim senaryo hiç tahmin edilebilir değil, hep ters köşe yapıyor onun için tahmin de yürütemiyorum. En zevkli kısmı da burası zaten.

Zor sahnelere hazırlanmak nasıl bir süreç sizin için? Duygu yoğunluğu fazla olan sahnelere nasıl hazırlanıyorsunuz?

Fiziksel olarak hazırlanıyorum aslında. duygunun içeriğinden çok, karakterin bedenine jestlerine mimiklerine odaklanıyorum. Nasıl durur, ellerini kollarını nasıl kullanır, yüzünün kasları nasıl çalışır, sesini nerde tutar. Vücudum doğru formu bulduğunda, karaktere en yakın duygu da oluşuyor zaten içimde. Aslında duyguyu sahne çekilirken ben de ilk defa tecrübe etmiş oluyorum. Her sahne için bunu yapamam tabii ama yoğun sahnelerde bu riski almak gerekiyor sanırım.

Nasıl bir set sizinki? Veliaht izlerken de kamera arkasına bakarken de çok keyif alıyoruz. Kamera arkasındaki enerji biz seyircilere çok geçiyor. Nasıl tanımlarsınız Veliaht ekibini?

O hafta az setim varsa oh demediğim ben seti özledim dediğim bir set, öyle diyim. Her departmanında, işini çok iyi yapan insanların bir arada olduğu bir ekip Veliaht. Saygıyı, sevgiyi bir arada yaşatıyor haliyle. Bir de üstüne herkes çok eğlenceli. Çok güzel kaynatıyoruz 🙂

Sosyal medyada oldukça konuşulan ve geniş bir kitleye yayılan bir iş Veliaht. Yorumları okuyor musunuz? Sizi en çok sevindiren yorumlar neydi? Seyircinin anlattığınız hikayeyi bu kadar sahipleneceğini bekliyor muydunuz?

Daha çok X’te yorumlar oluyor benim de hesabım olmadığı için okuyamıyorum ama hastanedeki sahnemin yorumlarını arkadaşlarım gönderdiler bana. İnanılmaz mutlu oldum. Çok da motive etti beni. Kısacık bir sahneyi seyircinin bu kadar sahiplenmesine çok duygulandım. Sağolsunlar.

Ekşi Sözlük’teki yorumları okuyorum düzenli olarak.

Çok detaylı, ince gözlerle bakılmış özenli yorumlar var. Seyircimiz muhteşem. Ben ilk bölümü okuduğum andan itibaren çok emindim bu kadar sevileceğinden. Zaman doldurmak için izlenen bir dizi değil çünkü Veliaht, yıllandıktan sonra da hatırlanacak bir dünya. Şaşırmıyorum onun için.

Usta bir oyuncu kadrosu var dizinizde. Nasıl bir duygu böyle harika bir kadro ile oynamak? İleride birlikte oynamak istediğiniz oyuncular var mı? Varsa kimler?

Of sormayın. Ben sinema düşkünüyüm. Senelerdir sinemada hayranlıkla izlediğim, feyz aldığım oyuncularla oynayacağımı öğrendiğimde düşünün halimi zaten. Elim ayağıma dolaştı. Hem heyecandan hem sevinçten. Bu saygı insanı sette diri tutuyor bence. Oyunculuğunun gevşemesine müsaade etmiyorsun. Bir de sürekli izleyebiliyorum. O çok güzel. Öğrenmeye devam ettiğin bir yere dönüştürüyor seti.

Seçtiğiniz karakterlerde sizden parçalar var mı? Karakter seçerken nelere dikkat edersiniz?

Her karakterde tabii ki benden bir şeyler var ama sanırım kendimize ait olanı nereye koyacağımızı çok da bonkör olmadan dikkatle seçmemiz gerekiyor. Bence oyunculuğun zevkli tarafı da burada zaten. Çok da aşina olmadıklarımızı bulup çıkarabildiğimiz küçük anlarda biraz olsun keyfimiz yerine geliyor. Yoksa hep huzursuz içimiz. Onun için karakter yelpazem elimden geldiğince geniş olsun istiyorum. İşin tadını da çıkarabilmek için. Nesrin o açıdan çok istediğim bir roldü mesela. Daha önce hiç toprağa yakın bir karakter oynamamıştım. Kendimden istediğim kadar uzağa gidebileceğim bir karakter olduğu için onun üstüne düşünmek mesai olmuyor, keyif oluyor benim için.

Şu ana kadar yaptığınız işlerden sizi en çok etkileyen karakter ve sahne hangisiydi diye sorsak ne dersiniz?

Geçen yaz, Tareq Daoud’un ikinci uzun metrajında, Gülay isimli bir karakteri oynadım. Soma’da çektik filmi. Gülay, bayağı etkiledi beni. Cümbüşle bir şarkı çalmam ve 90 model taunus kullanmayı öğrenmem gerekiyordu. Bir enstrüman geçmişim yok, araba koltuğuna da daha önce hiç oturmamıştım. Her şeyi halletmek için de sadece on günüm vardı. Hanımefendinin sayesinde, sınırlarımı zorlamayı öğrendim. Sağolsun. 🙂 Hepimiz dönüşerek döndük İstanbul’a. Nihal abla (Koldaş) ve Onur’la (Gözeten) beraberdik filmde. Onlarla çektiğimiz çok fazla sahne var beni etkileyen. Film için çok heyecanlıyım. Umarım bu yaz hep beraber izleriz.

Son olarak Veliaht izleyicilerine ve sevenlerinize bir mesajınız var mı?

Bir kere bu kadar özenli olduğunuz için çok teşekkür ederim. Detay detay her şeyi gördüğünüz, paylaştığınız ve sorguladığınız için de. Muazzam kaliteli bir seyircimiz var. Şaşırtmaya devam edecek Karslı dünyası.

Hep beraber izlemeye devam edelim. 🙂

Yorum yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir